İşitme
engellilerle ilgili ilk faaliyetler, Osmanlı İmparatorluğu’nun
son yıllarında yapılmıştır. İlk
işitme engelliler okulu, Osmanlı döneminde kurulmuştur.
Ancak bu okul finansal yokluk nedeniyle kapanmıştır.
Cumhuriyet döneminde işitme engellilerle ilgili yeni politikalar
yürürlüğe girmiştir. Türk Milli Eğitim Bakanlığı,
işitme engelliler de dâhil olmak üzere, engellilere eğitim
sağlama sorumluluğunu üstüne almıştır.
Ancak kısa bir süre içerisinde işitme engellilere sağlanan
eğitimin yeterli olmaktan uzak olduğu anlaşılmıştır.
İşitme engelliler için açılan okulların sayısı,
talebin altında kalmıştır. Dahası işitme
engelliler için ideal eğitimin, duyan çocuklarla birlikte
normal okullara gitmeleri olarak varsayılmıştır.
Bu koşullar altında Türkiye İşitme Engelliler
Milli Federasyonu, işitme engelli insanların sosyal,
ekonomik ve politik yaşamın her alanında yaşam
standardını yükseltmek, duyan ve işitme engelli
insanlar arasında eşitliği, adaleti teşvik
etmek, işitme engellilerin bağımsızlığını
sağlamak ve Türkiye’de yaşayan işitme engellilere
karşı ayrımcılıkla savaşmak için
1960 yılında kurulmuştur. Dünya İşitme
Engelliler Federasyonunun 1951 yılında kurulduğu
göz önüne alınırsa, Türkiye İşitme Engelliler
Milli Federasyonunun, dünyadaki işitme engellilerin sorunlarına
yönelmeyi amaçlayan ilk organizasyonlardan birisi olduğu
güçlü bir şekilde iddia edilebilir. 1964 yılında
Türkiye İşitme Engelliler Milli Federasyonu, “kamuya
yararlı” kurum statüsüne kavuşmuştur. Bu
statüye sahip olmasıyla, Türkiye İşitme Engelliler
Milli Federasyonu, Türkiye’de işitme engellilikle ilgili
en önemli organizasyon haline gelmiştir.
Türkiye İşitme Engelliler Milli Federasyonu, işitme
engellilerle ilgili dünyadaki en yüksek yetkili kurum olan Dünya
İşitme Engelliler Federasyonu’nun resmi üyesidir.
Birleşmiş Milletler çatısı altında Dünya
İşitme Engelliler Federasyonu, UNESCO, ECOSOC, ILO,
ve WHO organizasyonlarıyla işbirliği yapmaktadır.
Dünya İşitme Engelliler Federasyonu’nun halen
128 üyesi bulunmaktadır. Her dört yılda bir Dünya İşitme
Engelliler Federasyonu, dünyanın farklı bir bölgesinde
kongre düzenlemektedir. Kongrelerin amacı, ulusal işitme
engelli federasyonları ve diğer ilgili kurumlar arasında
işbirliğini ve dayanışmayı güçlendirmek,
böylelikle dünya genelinde işitme engellilerin sorunlarını
çözmektir. Kuruluşundan itibaren Türkiye İşitme
Engelliler Milli Federasyonu, Dünya İşitme Engelliler
Federasyonuyla, işitme engelliliğin her alanında
yakın işbirliği içerisindedir. Bu bağlamda,
Türkiye İşitme Engelliler Milli Federasyonu’nun
Dünya Kongreleri’ne katılımı da bir istisna
değildir.
21. yüzyılında başında, Türkiye İşitme
Engelliler Milli Federasyonu, çalışmalarını
yoğunlaştırmıştır. Bu faaliyetlerin
en önde geleni ve önemlisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından
2005 yılında kabul edilen 5378 sayılı Özürlüler
Kanunu olmuştur. Türkiye İşitme Engelliler Milli
Federasyonu, bu kanunun oluşumunda ve kabul edilmesinde önemli
bir rol oynamıştır. Bu kanunla birlikte, uzun zamandan
beri işitme engelliler tarafından kullanılan Türk
İşaret Dili, resmi bir dil olarak tanınmıştır.
Ancak hepsi bu değildir. Türkiye İşitme Engelliler
Milli Federasyonu’nun çabalarıyla, aynı yasada
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’deki her şehirde
bir işaret dili tercümanı istihdam etmeyi de kabul etmiştir.
Bundan sonraki adım Avrupa Birliği tarafından fon
sağlanan Sağlık Projesi’nin hayata geçirilmesi
olmuştur. Federasyon, işitme engellilerin pek çok gereksinimin
henüz gündeme alınmadığının farkındadır.
Dolayısıyla Sağlık Projesiyle Federasyonun
önde gelenleri işitme engellilerle ilgili henüz değinilmemiş
bir alana odaklanmayı amaçlamışlardır. Sağlık
Projesi çatısı altında seminerler düzenlenmiştir.
Cinsel sağlık bilgilerini Türk İşaret Dili’nde
aktaran bir DVD film hazırlanmış ve seminerlerde
katılımcılara dağıtılmıştır.
Balkan Anketi Projesi, bir diğer önemli bir projedir. Bu
proje, dört Balkan ülkesinin işitme engelli federasyonunun
katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Projenin
amacı, Balkanlarda yaşayan işitme engellilerin
yaşam standardını anlamaktı. Türkiye’de
yaşayan işitme engellileri temsil eden en yüksek kurum
olarak Türkiye’de üç milyonun üzerinde işitme engellinin
yaşadığına inanmaktayız. Bu projeyle,
Türkiye’de yaşayan işitme engellilerle ilgili
çok daha güvenilir ve geçerli veriler toplayabildik. Politikalarımızı,
bu projenin aydınlattığı işitme engellilerin
gereksinimleri doğrultusunda yönlendireceğimizi söylemeye
gerek yok.
Son olarak, Türkiye İşitme Engelliler Milli Federasyonu,
Türkiye’nin farklı bölgelerinde Türk İşaret
Dili ve Türk İşaret Dili Öğretmeni yetiştirme
kursları düzenlemektedir. Federasyon, Türk İşaret
Dili Kursları düzenlemeye yetkili tek kurumdur. Aralık
2002’den beri bu faaliyetini sürdürmektedir. Bu kurslar
sayesinde, işaret dili yoluyla iletişim kurabilen insanların
sayısında ciddi bir artış olmuştur. Haliyle
bu, duyan ve işitme engelli insanların daha iyi iletişim
kurmalarının yolunu açmış ve işitme engellilerin
toplumla daha iyi bütünleşmeleriyle sonuçlanmıştır.
Bununla birlikte, bu gelişmelerin sadece bir başlangıç
olduğuna inanıyoruz. İşitme engellilerin tüm
dünyada, belirgin olarak da Türkiye gibi gelişmekte olan
ülkelerde, mümkün olan en kısa zamanda değerlendirilmeye
alınmayı bekleyen çok önemli ve acil sorunları
bulunmaktadır. Kuruluşundan beri, işitme engellilerle
ilgili böylesi önemli çalışmalara imza atan Federasyonun,
ilgili bakanlıklardan ve diğer devlet kurumlarından
yeterli destek görmemesine rağmen, en iyiyi gerçekleştirmek
için çırpındığına inanıyoruz. Gelecek
için bize yol gösteren ve yolumuzu aydınlatan bu inancımızdır. |